DÜŞÜNMEDEN GEÇME!!! İşte GERÇEKLER!

    Paylaş
    avatar
    düşün
    Yeni Yeşil

    Yeni Yeşil

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 4
    Okul : hayat
    Ruh hali :
    Teşekkür : 0
    Puanı : 12
    Kayıt tarihi : 14/01/10

    DÜŞÜNMEDEN GEÇME!!! İşte GERÇEKLER!

    Mesaj  düşün Bir Ptsi Nis. 26, 2010 4:06 pm

    TEVHİD VE ŞİRK ÜZERİNE










    Süleyman DİLMEN - 22/08/2007 - 13:07
    Tevhid olmadan iman olmayacağı gibi, çok yaygın olan Şirk bulaşmış iman ise, kişiyi, tevbe etmediği taktirde kesinlikle kurtuluşa götürmez.

    Çok merhametli ve en iyi koruyucu Allah adına.
    Kur’an'da en çok önemsenen ve bahsedilen konu Tevhid ve Şirktir. Tevhid olmadan iman olmayacağı gibi, çok yaygın olan Şirk bulaşmış iman ise, kişiyi, tevbe etmediği taktirde kesinlikle kurtuluşa götürmez. (Bkz. 12/Yusuf 106 , 16/Nahl 51, 4/Nisa 48, 4/Nisa 116, 3/Ali imran 151ve İhlas suresi.)
    Tevhid şirkin tam anlamıyla zıttıdır. Ancak gizli şirk bulaşmış birçok imanın varlığından bahseden ayetler mevcuttur ki Kur’an’ı musiki ve ölülere bağışlanan bir kitap gibi görüp manasına tenezzül etmeyen ( Hak/ gerçek doğru yol rehberinin ne dediğini merak etmeyen)ler maalesef bu ayetlerin varlığından habersizdirler.
    Bu ayetlere rağmen klasik islami anlayışlar tevhidi: kelime-i tevhid cümlesini ikrar (söylem) ile sınırlamışlardır. Çünkü sürekli Allah’ın yaratıcı sıfatını insanlara anlatmaya çalışıyorlar. Halbuki, Kur’an’ın üzerinde durduğu durum hiç mi hiç bu değildir.
    Kur’an Mekke müşrikleri ve önceki dönem müşriklerinin çoğunun Allah’a inanma problemlerinin olmadığını, ancak Allah’a doğru iman problemlerinin olduğu için Şeksiz ve Şirksiz İmanın zorunlu varlığının üzerinde çok fazla durmaktadır. Lakin birçok illam ülkesinde; bilhassa ülkemizde abdesti bozan konuların işlenmesi çok öneme haizken, tevhidi bozan şirk unsurları(açık, gizli, küçük, büyük şirkler) nerdeyse hiç anılmıyor. Sanki hiç şirk problemimiz yokmuş gibi hareket eden bu taklitçi/ gelenekçi zihniyetin ıslahının Kur’an’a doğru iman ile söz konusu olduğu malumunuzdur.
    Tabii ki şirk’i yanlış anlayan ve pardesülerdeki vatkanın varlığının, şeyhe bağlanmamanın, onunla rabıta etmemenin tevhidi bozan şirk unsurları olduğunu iddia eden, kalabalık cemaatlere sahip, birbirlerinden el alarak kutsal silsile(!) şeyhleri olanlar nasıl ve niye dursun, Kuran’a, Allah’a, Peygamber’e, cennet-cehenneme vs. doğru iman üzerinde. Hele bu silsile zatlarının sadece isimlerini sayarak sevaplar kazanacağına inanıyorlar ki, bunun üzerinde durmaya gerek yok herhalde.
    Önce Kur’anda geçen ve maalesef geleneğimizde –Kur’an genelde anlaşılmak maksadıyla okunmadığı için, yani ayetler üzerine tefekkür edilmediği için- neredeyse hiç mi hiç anlaşılmayan bazı çevrelerce bilerek doğru anlaşılması istenmeyen kavramların tanımı üzerinde kısaca duralım. Bu tanımlar için faydalandığım en temel eserler Mevdudi’nin “Kur’an’a Göre Dört Terim” ve Yusuf El Kardavi’nin “Tevhidin Hakikati” adlı eserleridir.
    İlah: Otorite sahibi, kanun koyan, hayat tarzı öneren, ibadet edilen, ihtiyaç duyulan, yol gösterici olan, en fazla sevilen.
    Rab: Eğiten, besleyen, yönetici, yönlendirici, efendi, sahip.
    İbadet: (Herhangi bir kimse, nesne, güç vs’ye) kul olmak, boyun eğmek, itaat etmek, bağlanmak, yönelmek.
    Din: Yol, ceza/hesap, kural, kanun, otorite, şeriat.
    Tağut: isyan eden, baş kaldıran: Kur’anda şeytan ve adamları için kullanılır.
    Zulüm: Hakkı hak sahibine eksik vermek ya da başkasına vermek.
    Tevhid: Birlemek, tekleştirmek manalarına gelir. Başka bir deyişle Allah’ı zatında, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde tek kabul etmek, eşi ve benzeri olmadığına iman edip ibadet ile de O’nu birlemektir. Yani ibadeti ondan başkasına yapmamak ve yalnız ona has kılmaktır.
    Şirk: Ortak koşmak manasına gelir. Başka bir deyişle Allah’ı zatında, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde ortak kabul etmek manasına gelir. Kısaca şirk: Allah’a ait herhangi bir özelliği/sıfatı başka birine ister Allah ile birlikte ister ondan bağımsız olarak her hangi bir şahıs, rejim, simge, ideoloji, şeytani bir güç , nesne, soyut kavramlara vs. az ya da çok oranda vermektir.
    Kelime-i Tevhid: La ilahe illallah: Allah’ın dışındaki ilahlara hayır, sadece Allah’a evet manasına gelir. Yani diğer ilahların hiçbir ilahi özelliğni kabul etmemek ve onlara ona göre davranmak manasına gelir. Bir müslüman diğer ilahlardan inancımızı temizlemeden Allah’a doğru iman gerçekleşemez. [Muhammedur Rasulullah (Muhammed, Allah’ın rasuludur) ifadesine de iman etmek Kur’an’a göre farzdır.]
    İlah üzerine: Sahte ilahlar aslında dinimize göre ilah değildir, ama sahte/batıl dinlere tabi olanlar onları ilah gibi görürler. Kur’an’a göre birçok ilah vardır. İnsan’ın nefsi bile ilah olabiliyor.
    Ayetler:
    19/ Meryem 81: Çünkü böyleleri, kendilerine güç ve statü olurlar diye, Allah'tan başka varlıkları ilahlar edinirler.
    46/ Ahkaf 5: Allah'ı bırakıp onlara ne şimdi, ne de Kıyamet Günü cevap veremeyecek olan ve kendilerine yalvarıldığının bile farkında olmayan (ilah)lara yalvarıp yakarandan (dua, rabıta vs. ile onu/onları çağıran’dan) daha sapık kim olabilir? (Fatiha da günde en az 17 kez Allah’ım yalnız senden yardım isteyeceğiz diye söz veriyoruz, ama bazıları inatla başkalarını Allah’a yaklaşmak için vesile ediyor, kabirlerden vs. medet umuyor.)
    16/ Nahl 20-22: Allah'tan başka o yalvarıp yakardıklarınıza gelince -bunların kendileri yaratılmış varlıklar olduklarına göre- hiçbir şey yaratamazlar;hayatı hiç tatmamış ölülerdir onlar; ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. Sizin ilahınız Tek İlahtır; ne var ki, ahirete inanmayanların kalpleri bunu, boş bir kibir yüzünden, kabule yanaşmıyor.
    Mevdudi’den bir tefsir: “Buradan açıkça anlaşılıyor ki sahte ilahlardan maksat ölmüş insanlardır. Çünkü melekler hep diridir. Ağaç ve taştan putlar isezaten canlı olmadığı için tekrar dirilmesi söz konusu değildir.”
    Halbuki bazı insanlara aşırı tazim gösterip herşeylerini ona teslim edenler (ör: bir şeyh’e bağlılık şarttır, düşüncesinde olanlar) bu ayetlerdeki ilahları hep taştan put saymış ve bu ayetlere dikket kesilmemişler, şirklerini meşrulaştırmaya çalışmışlardır. Hristiyanlar Hz. İsa’ya ve rahiplerine, yahudiler hahamlarına ve Uzeyr’e, tarikatçılar ise şeyhlerine ve ğavs diye nitelendirdikleri evliyalara (!) ilahlık özellikleri vermişlerdir: Duayı ölü de diri de olsa işitme, duayı uzakta ya da yakında olsa da işitme, hata yapmama, ihtiyaçları giderme, kanun koyma, şefaat etme, ayetlere ve sahih hadislere açıkça ters konuşma tasarrufu özellikleri ile tarikatçiların çoğu böyle inanarak onları ilah edinmişlerdir. mı için şu ayete dikkatle yoğunlaşalım:
    [color=red]7/ A'râf, 3: "Rabbinizden size indirilen Kitab’a uyun; ondan başka velilere de uymayın. Pek az öğüt dinliyorsunuz.” (İlah kavramı için ayrıca: 2/165, 9/31, 25/43, 23/91, 42/21, 16/51, 43/84, 13/30 ayetlerine lütfen bakınız)

    Rab üzerine: Kur’an’a göre: İnsanları terbiye eden, ihtiyaçlarını gideren, dualarına icabet eden, yönelinilmesi gereken, itaat edilmesi gereken sadece ama sadece Allahtır.
    Ayetler:
    73/ Müzzemmil 9: (O'dur) doğunun ve batının Rabbi; O'ndan başka ilahlara hayır (deyiniz): öyleyse, kaderini belirleme gücünü yalnız O'na izafe et
    (Rabb kavramı için ayrıca: 26/77-80, 7/85, 23/84-90 ayetlerine lütfen bakınız)
    İbadet üzerine: Kur’an’a göre ibadet/kulluk yalnız Allah’a olmalıdır. En fazla kimi/ neyi sever, sayarsak ona ibade etmiş oluruz Allah korusun. Yalnız Allah’ın karşılayacağı birşeyi-arkadaşım kalemini verir misin gibi basit istekler hariç- Allahtan başkasından istrersek ibadet etmiş ve şirke düşmüş oluruz Allah korusun.
    Ayetler:
    2/ Fatiha 5: Yalnız Sana ibadet eder; ve yalnız senden yardım dileriz/ istiane de bulunuruz.
    72/ Cin 18: Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin).

    -Bu apaçık ayaetlere rağmen, birçok tasavvufçuya göre kutup ve gavs oldukları iddia edilen kişilerden gaybi anlamda yardım istenebilir: İsmailağa Cemaati Nakşibendi şeyhi Mahmut Ustaosmanoğlu’nun Ruhul Furkan adlı tefsirinde (c.2, sh. 82) bakınız ne yazıyor: “İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabirlerdeki ölülerden yardım isteyin.”
    (İbadet kavramı için ayrıca: 36/60, 6/102, 77197, 11/23 ayetlerine lütfen bakınız)
    Din üzerine: Kur’an’a göre çok çeşitli dinler/yollar vardır. Hak din ise sadece İslamdır. Yahudilik ve hıristiyanlık ise önceki dönemlerde peygamberlerin tebliğ ettiği islamın tamamlanmamış hali olan haniflik dininin bozumuş halleri olup muharref din olarak bilinirler. Aynı zamanda bu dinler batıldır. Her dinin kendine has faydalı faydasız ölçüsü vardır. İslam dinine alternatif birçok gizli dinler mevcuttur. Bunlara gizli dememin nedeni batıl oldukları ve kabul edilmeyecekleri halde müslüman okumamış (Kur’an cahili) halk tarafındandin olarak bilinmemeleridir. Halbuki islam, tamamen ve sadece Allah’a teslim olmaktır, diğer tüm ilahları reddetmektir. Sahte ilahlar Alah’a rağmen kanun koymaktadır. Ör: Satanizm, Ateizm gibi sonu –izm, -lık, -lik ile biten ideolojiler kendilerine göre faydalı- faydasız ölçüleri olan/ kanunlar koyan İslam’a alternatif birer dindir. Bu dinleri ortaya koyan ise sahte bir ilahtır. Bu kanunları kabul edip uygulayan kişi ise o sahte ilahı, ilah kabul etmiş ve ona ibadet etmiş, müşrik biridir.
    Ayetler:
    3/ Ali imran 83: Onlar Allah'a imandan başka bir din/ itikat mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yeryüzünde olan her şey isteyerek veya istemeyerek O'na boyun eğer, çünkü her şey (sonunda) O'na dönecektir.
    (Din kavramı için ayrıca: 8/39, 39/2-3, 16/52, 10/105, 109/6 ayetlerine lütfen bakınız)

    Şirk üzerine: Kur’an’a göre şirk, tevbe edilmezse/gönülden pişman olunup tamamen terk edilmezse yüce Allah’ın kesinlikle affetmeyeceği en büyük zulümdür. O yüzden tüm şirk çeşitleri iyi öğrenilmelidir. Mesela; üfürükçülük, müneccimlik, kahinlik, uğursuzluk düşüncesi, cincilik, muskacılık, heykelcilik, büyücülük, falcılık ve türleri, Allah’a ölü/diri bir kimseyle tevessül, Rabıta, Allah’tan başkası adına yemin etmek/ kurban kesmek, nazar boncuğu vs. şirk türlerindendir. Bunlara sevgi ve ilgi beslemek de şirktir. (Bu konuda günümüzün en büyük alimlerinden Yusuf El Kardavi’nin Tevhidin Hakikati eseri mutlaka okunmalıdır.)
    Ayetler:
    12/ Yusuf 106: Ve onların(insanların) çoğu imanlarına şirk bulaştırmaksızın Allah'a inanmazlar.
    39/ Zümer 36: ALLAH kuluna yeterli değil mi? Ama seni, O'ndan başka (kulluk yaptıkları sahte ilah)ları ile korkutuyorlar! Allah kimi saptırırsa artık onu yola getiren bulunmaz.
    (Şirk kavramı için ayrıca: 22/12, 22/31, 22/62, 22/74-75, 31/20-21, 16/20-21, 2/254 ayetlerine lütfen bakınız)

    Tevhid ve Şirk üzerine faydalandığım ve okunmasını tavsiye ettiğim eserler:
    1. KUR’ANI KERİM MEAL VE TEFSİRİ- MUHAMMED ESED- İşaret yay.
    2. Açıklamalı KUR’ANI KERİM ve Meali- MEVDUDİ- İnkılap yay.
    3. Kur’anı Kerim Tefsiri 10 Cilt -Seyyid Kutub- Dünya Yay.
    4.
    www.islamvehayat.com sitesi Akaid bölümü
    5. Tevhidin hakikati- Yusuf El Kardavi- Özgün yay.
    6. Kur’an Kavramları CD’leri 1-2 - Ahmed Kalkan- Kalemder Derneği ve Özel Fm
    7. İslam ve Dört terim- Ali Karlıbayır - Dünya yay.
    8. İman ve Bilinç- Şükrü Hüseyinoğlu - İtidal yay.
    9. İman risalesi- Mustafa İslamoğlu - Düşün yay.
    10. Kur’an Işığında Tarikatçılığa Bakış - Prof.Dr. Abdülaziz Bayındır- Süleymaniye Vakfı yay.
    11. Müslümanın Akaidi - Ahmed Kalkan - Rağbet yay.
    12. İslam İnancı- Muhammed Kutup - Risale yay.
    13. Kur’an Işığında Aracılık ve Şirk - İ.Ü İlahiyat’tan Prof.Dr. Abdülaziz Bayındır- Süleymaniye vakfı yay.
    14. Sünnetten Çağa Elli İki Mesaj- M.Hayri Kırbaşoğlu- İlahiyat yay.
    15. Tarikatta Rabıta – Nakşibendi şeyhi İken Kur’an’a yönelip şeyhliği terk eden Ferid Aydın - Süleymaniye Vakfı yay.
    16. Tasavvuf ve İslam- İbrahim Sarmış- Ekin yay.
    17. İslami Kavramlar- Mevdudi- Pınar yay.
    18. Vahiyden Kültüre- Celaleddin Vatandaş- Pınar yay.
    19. Kur’an’a Göre Dört terim- Mevdudi- Pınar yay.
    Not1: Bu çalışmamız Tevhid ve Şirk üzerine sadece doğru ön fikir vermek için kaleme alınmıştır. Kapsayıcı bilgiler içermez. Özellikle az ve öz bilgiler içeren 5. Ve 6. Tavsiye eserler mutlaka edinilmelidir. Not2: Ben inşaallah sadece Rasulullah’ın sünnetini ıslah niyetiyle yola çıkıyorum, Kur’an’ın apaçık ayetlerini kalabalık cemaatler kırılmasın diye terk edemem. Zaten Kur’an’a göre çokluk doğruluk ile orantılı değildir. (Bkz. 6/116) Hatalarımı, doğru halini sunarak lütfen bildirin. Rabbim hakkın anlaşılması ve hidayette sabit kadem kalmamız için hepimize yardım etsin inşaallah. Yapıcı eleştirilerinizi beklerim. Esselamu aleykum ve rahmetullah

      Forum Saati Salı Ekim 17, 2017 7:49 am